şeftali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şeftali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2011

şeftali: yazın en yaz kokan meyvesi ....


   



Maalesef çok çok gecikti bu yazı. Keşke böyle  olmasaydı, keşke hemen oturupta yazabilseydim ama işte yazın son günleri artık ve bu son güneşli günler bitmeden öyle çok şey var ki yapmak istediğim, yazmaya bir türlü fırsat bulamıyorum. Özellikle de şeftali bu kadar bol olunca ne yapsam acaba diye devamlı yemek kitapları karıştırmaktan, internette tariflere bakmaktan ve her yaptığım denemeden sonra hep aklımda başka tariflerin kalmasından dolayı yazı ertelendikçe ertelendi. Hatta durum öyle vahim bir hal aldı ki, şeftalili tariflerin altında epey uzun bir bloğa eklenecekler listesi bile birikti...Kısacası, o oldu bu oldu, ama sonuç şu ki ben haftalardır şeftaliyi aklınıza gelebilicek her şekliyle yedim. Halen de devam etmekteyim.

   
O kadifemsi kabuklara her dokunuşumda bir tanesini alıp hemen musluğun üzerine eğilerek, suları kollarımdan akarken ısırarak yemekten başka birşey düşünemez oluyorum. Zaten itiraf ediyorum, dolaptaki stoğumun büyük bir çoğunluğunuda bu şekilde tükettim. 






















Peki geri kalanıyla neler mi yaptım? Mesela şeftalili ve karamelize kırmızı soğanlı roka salatası, şeftalili bellini, şeftali püreli yoğurtlu dondurma, şeftalili kek.... sırada şeftali marmelatı ve şeftalili pizza düşünüyorum, bakalım...

Bu kadar şeftali nereden geldiğini de merak ediyorsunuzdur diye düşünüyorum. Hemen söyliyeyim; İznik'ten, babamın şeftali ağaçlarından... Ağaçlar artık iyice büyümüşler, giyinip süslenmiş kız çocukları gibi olmuşlar, misler gibi de buram buram şekerli şeftali, yeni kesilmiş ot ve her hafif esintide de ferah bir odunumsu koku yayıyorlar.

Bu seferki tarife gelince, maalesef resmi yok, çünü rokalı şeftali salatasını yapıp teyzemlere barbeküye götürdüm. Orda da resmi çekilemeden tükendi. 

Malzemeler
1 demet roka
2 adet sulu şeftali
1 orta boy kırmızı soğan
2 dilim beyaz peynir
1 tatlı kaşığı bal
2 çorba kaşığı balzamik sirkesi
zeytinyağı
tuz karabiber

Soğanı ince ince dilimledikten sonra, yapışmayan bir tavada kızdırdığınız 2 kaşık zeytinyağında hafifçe kavurun. Balzamik sirkesini ve balı ekleyerek soğanları karamelize edin. Rokayı servis kabınıza koyun. Üzerine kabuklarını soyduğunuz şeftlileri dilimleyin. Beyaz peyniri bir çatal yardımıyla kırarak salatanın üzerine serpiştirin. Soğanlar biraz ılınınca onları da ekleyin. Sos için bir kaşık balzamik sirke, üç kaşık zeytinyağı,  tuz ve karabiberi bir kavanozda sallayarak karıştırarak servis yapmadan hemen önce salataya ilave edin.

Afiyet olsun!

21 Temmuz 2010

Meyveli Tart


Yazın en sıcak günlerindeyiz. Marketler pazarlar meyvelerle dolu, rengarenk, mutluluk verici. Favorilerim arasında şeftali ve kayısı öne çıkıyorlar ama bu tartı yaparken içine mor eriklerden de ekledim çünkü şahsen çok "tatlı" tatlılardan pek haz etmem. Erikler hafif mayhoş olduklarından hem şeftali ve kayısıya çok yakıştılar, hem de renk verdiler.


İşte size Cafe Fernando'dan esinlenmiş Beril tarifi:

Malzemeler:

250 gr un
150 gr tereyağı , çok soğuk, ufak küpler halinde kesilmiş 1/2 çay kaşığı tuz
1/2 su bardağı çok soğuk su
2 çorba kaşığı toz şeker

5-6 adet kayısı
1 şeftali
3 adet mor erik
2 çorba kaşığı mısır nişastası
3 çorba kaşığı şeker
yumurta, çırpılmış


Hazırlanışı:

Un, şeker ve tuzu karıştırdıktan sonra tereyağını ekleyip elinizle ekmek kırıntısı kıvamına gelene kadar ufalayın. Soğuk suyu azar azar ekleyip bir spatula ile hamuru kıvamını alıncaya kadar çok hızlı karıştırın. Bu aşamadan sonra hamuru elinizle çok hızlı bir şekilde top haline getirip fazla ellemeden çevresini unlayarak bir streç filme sarıp buzdolabına kaldırın. Eğer tartı hemen yapacaksanız hamurun en az 1 saat dolapta, hatta buzlukta kalması gerekir. Benim tavsiyem hamuru ya bir gün önceden hazırlamanız ya da sabah çıkmadan hazırlayıp en az 5-6 saat buzdolabında bırakmanız.

Hamuru buzdolabından çıkardıktan sonra unladığınız temiz bir çalışma tezgahının üzerinde bir ucundan tutup tek elinizle çekerek gerin. Fransızların "fraisage" dedikleri bu işlemin amacı yağın hamura tamamen homojen bir şekilde dağılmasını sağlamaktır. Daha sonra hamuru bir oklava ile veya elinizle açıp 23 cm çapındaki tart kalıbının içine yerleştirin. Üzerine 1 çorba kaşığı şeker ile 1 çorba kaşığı mısır nişastasını karıştırıp yayın.

Başka bir kapta 1 çorba kaşığı toz şekeri, 1 çorba kaşığı mısır nişastasını ve yarım limonun suyunu karıştırın ve bu karışımı kesip hazırladığınız meyvelerin üzerine döküp 10 dakika bekleyin.

Fırını 200 dereceye ayarlayın.

Meyveleri hamurun üzerine döküp tümünün üzerine 1 kaşık daha toz şekeri gezdirin. Son olarak hamurun kenarlarına çırpılmış yumurtayı sürüp fırına verin. Yaklaşık 40-45 dakika pişirdikten ve 20 dakika kadar da soğumasını bekledikten sonra servis edebilirsiniz.

Bu tartın yanına 1 top vanilyalı dondurma eklenebilir ama benim tercihim yemekten sonra çok soğuk bir köpüklü şarap ile birlikte yenmesi!


Afiyet olsun!