pilav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pilav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2010

Erken Yılbaşı ve Naneli Pilav




Yılbaşı gecesi birlikte olamayacağımız dostlarımızla erken bir yılbaşı kutlaması yaptık bu sene. Menüyü internette ve evdeki kitaplarda araştırmalar yaptıktan ve eldeki malzemeleri gözden geçirdikten sonra yarı-klasik olacak şekilde oluşturdum. Maalesef hepimiz yemeğe daldığımız ve bende servisle uğraştığım için fazla fotoğraf çekemedik. Olsun herşey çok güzel oldu, yedik içtik keyifli bir gece geçirdik. Tarifleri de yavaş yavaş burda yayınlicam. 

Öncelikle yılbaşı dönemi evinde misafir ağırlayacaklar için oluşturduğum menüyü paylaşmak istiyorum, belki sizlerde ne yapsam diye kafa patlatıyorsunuzdur şu sıralar.

Aperatif olarak üç çeşit kanape hazırladım. İlki tapenade sosluydu. Ben benimkini Paris'ten getirmiştim ama aslında Güney Fransa'ya özgü olan bu sosu evde de kolaylıkla hazırlayabilirsiniz. İçerisinde zeytin ezmesi, ançuez, kapari, sarımsak ve zeytinyağı var. İkinci çeşit humuslu ve pastırmalıydı. Humusu evde kendim yaptım, hafif ekşimsi güzel bir kıvamda oldu. Kanapelerin üzerine pastırmayla birlikte çok yakıştı. Tarifini yakında paylaşıcam. Üçüncü çeşit ise somon füme, labne ve bir parça yabanturbu sosu ile yaptığım Alman usulü kanapelerdi. Oldukça popüler olduklarını söylememe gerek yok herhalde.

Bunların yanı sıra Rani peynircilikten aldığımız dört çeşit peynirden oluşan ufak bir peynir tabağı da aperetif olarak idealdi. Biraz reklama giriyor ama marketlerde satulan kötü fransız peynirlerine dünyanın parasını vereceğinize Akaretler'deki Rani peynirciliğe ara sıra uğramanızı tavsiye ederim. Farkı görüceksiniz.



Başlangıçlar iki çeşit soğuk meze ve iki çeşit salatadan oluşuyordu: Çerkez tavuğu ve ekşi elmalı kereviz salatası ile kuru incirli, portakallı karışık salata ve narlı roka salatası. Hepsinin tariflerini yakında yazıcam umarım.

Ara sıcak olarak brokoli ve karidesli mini kişler hazırladım. Bence gerçekten çok güzel olmuşlardı. Bilmem konuklarım ne düşündüler (yorumlar lütfen!).

Ana yemek ise kurban bayramından sakladığım koyun budu ve yanında naneli pilav ve Cafe Fernando'da görüp denediğim (ve bana brüksel lahanasını ilk defa gerçekten sevdiren!) kremalı brüksel lahanasından oluşuyordu. 

Etten geriye kalanlar...

Etin tarifi başka bir yazıya!

O kadar çok tarif sözü verdim ki bakalım bu ay bunların hepsini yetiştirebilicek miyim! Neyse gelelim bugünkü yazının başlığına: Naneli Pilav

Dediğim gibi o gece fotoğraf çekemeden yemeye koyulduğumuz için pilav, et
ve brüksel lahanası yanyana fotoğraflanamadılar!

Bu pilavı sıklıkla anneannem yapar bende normalde çok pilavcı olmamama rağmen çok severim. Özellikle ağır kırmızı etlerin yanında insanı ferahlatan bir tadı vardır. Ananemin tarifi normal baldo pirinç ile. Ben yasemin pirinci kullandım. Tercih size kalmış.

Malzemeler

2 su bardağı yasemin pirinci
2,5 su bardağı su
1 demet taze nane
1 çorba kaşığı kuru nane
6-7 adet taze soğan
1,5 çay kaşığı kırmızı pul biber
tereyağı
tuz, karabiber

Hazırlanışı

Naneyi ve soğanları çok ince kıyıp tereyağında hafifçe kavurun. Fazla pişirip renklerinin kararmamasına dikkat edin, pilavınızın güzel bir yeşil rengi olmalı. Kuru naneyi ekleyin. Pirinçleri bol su ile defalarca yıkayın. Defalarca derken ciddiyim. Pilavınızın tane tane olmasını istiyorsanız pirinci üzerindeki nişastadan arındırmalısınız. Tencereye 2,5 bardak suyu ve pirinçleri ekleyin. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp 13 dakika pişirin. Sonra ocağı kapatıp 10 dakika dinlendirin. 10 dakikanın sonunda pilavınızı tahta bir kaşık ile çok ezmeden karıştırıp bir parça daha tereyağı ekleyin. Tuz ve karabiberini ayarlayıp tadına bakın. Tencerenin ağzını kağıt havlu veya mutfak bezi ile kapatıp en azından 20 dakika daha dinlendirin. Servisten önce ekleyeceğiniz tereyağı çok önemlidir. Ben çok yağlı pilav sevmem bu nedenle tereyağının miktarını belirtmedim. Siz de damak zevkinize göre ekleyebilirsiniz ama en sonda eklediğiniz tereyağını asla es geçmeyin çünkü pilavın parlak ve daha lezzetli olmasını sağlar.

5 Ağustos 2010

Nohutlu Yaz Salası ve Otlu Bulgur Pilavı : Öğlen Menüsü




Öğlen yemeklerini dışarıda yemeyi, en azından hergün dışarıda yemek zorunda kalmayı sevmiyorum. Bir sürü saçma sapan şey yiyor insan. Kalorili ve sağlıksız fast food'lardan hadi diyelim uzak duruyorsunuz, yediğiniz salatalara ne demeli? Evde hazırlayabileceğinizden çok daha kötü salatalara dünyanın parasını veriyorsunuz  Sonuç olarak çoğu zaman  hem para harcıyorsunuz hem de yediğinizden memnun kalmıyorsunuz (Eminim başınıza gelmiştir!).

Bu yüzden öğlen için yanımda götürebileceğim ve ısıtmak zorunda kalmadan yiyebileceğim pratik yemekler hakkında mutlaka her hafta başı en az iki üç günlük bir plan yaparım. Kışın daha çok sandviçler ve içine bol kuruyemiş eklenmiş salatalar ön planda olsa da yazın yaz sebzeleriyle hazırlanan zeytinyağlılar, taze domates salataları gibi daha hafif ve ferah yemekleri tercih ediyorum. İşte bu salatada hem ferahlık hemde biraz değişiklik isteyenler için sağlıklı ve kolay bir alternatif!

Nohut yemeğini ve nohuttan yapılan herşeyi oldum olası severim. Annemin yaptığı humusa bayılırım. İleride bir gün tarifini burdan yayınlarım sizlere de. Fakat ne yazık ki yazın, özelliklede bu sıcakta nohut  yemeği pişirmek pek cazip gelmiyor bana. Bende sıcak yemek yerine, biraz da Jamie'nin "Jamie's Dinners" kitabındaki bu salatadan esinlenerek nohutlu yaz salatası yaptım. Dün akşam bir posta yedim kalanınıda bugün öğlen için yanımda iş yerime getirdim.  Hazırlaması oldukça pratik olan bu salatayı kesinlikle öneriyorum! Nefis oldu, benden söylemesi!

Malzemeler:
400 gr nohut, 1 gece önceden suya konulup, ertesi gün haşlanmış (veya daha pratik olması açısından konserve kutulardaki hazır nohutlardan da kullanabilirsiniz)
3 taze soğan, ince kıyılmış
2 kırmızı biber, közlenip temizlenmiş
5-6 tane kiraz domates
4-5 dal taze tane
1/2 limon suyu
Zeytinyağı
kırmızı biber
tuz-karabiber

Hazırlanışı
Kırmızı biberleri ocakta közleyin, böylece hafif yanık bir tatları  olur ve daha yumuşak, sulu bir kıvama sahip olurlar. İçlerini temizledikten sonra orta büyüklükte doğrayın. Yeşil soğanları ince ince kıyın. Domatesleri dörde bölün. Nohutları konserve aldıysanız  yada daha önceden haşlayıp buzluğunuza koyduysanız 1-2 dakika kaynayan su içerisinde ısıtın (eğer konserve kullanıyorsanız güzelce yıkayın ki tuzu gitsin).  Hafif ılık nohutlar hem sosu daha iyi emer hem de daha ipeksi bir kıvama sahip olur. Tüm malzemeleri geniş bir salata kasesinde karıştırıp yarım limon suyunu ve bunun üç katı kadar zeytinyağını ekleyin. Tuz, karabiber ve kırmızıbiberide tadına bakarak istediğiniz kıvama gelene kadar ekleyebilirsiniz. Naneyi kabaca doğrayıp tümünü karıştırın.Dilerseniz bu salatya Jamie'nin yaptığı gibi beyaz peynir de ekleyebilirsiniz. Sonuç sizi şaşırtıcaktır.

Ben bu salatanın yanında birde otlu-zeytinyağlı bulgur pilavı  ve yeşil nektarinlerden getirdim yanımda, size de tavsiye ederim.



Son olarak nohut hakkında birkaç kısa bilgi... Türkiye Hindistan ve Pakistan'dan sonraki en büyük üçüncü nohut üreticisidir. Kıraç alanlarda, fazla suya ve kaliteli toprağa ihtiyaç duymadan yetişen nohut çinko, folik asit ve proteince çok zengindir. Çiğ nohut, hazmedilmesi zor olan zehirli kimyasal bileşikler içerir. Bu nedenle nohutu ıslatmak için kullandığınız suda pişirmeyip temiz su kullanmak gerekir.

Afiyet olsun!